HomeCaps 3

Caps 3

Fotosentezin en verimli olduğu zaman, oksijenin en fazla üretildiği zamandır. Bu da güneş ışığının en yoğun olduğu sabah saatlerinde gerçekleşir.

Tekvir Suresi’nde sabah vakti ile ilgili olarak dikkat çekilen “iza teneffese” yani “nefes almaya başladığı zaman” ifadesi, mecaz yoluyla teneffüs etmek, solumak, derin derin nefes almak anlamlarına gelir. Ayette vurgulanan bu ifade, sabah vakti oksijen üretiminin başlaması, solunumun ana şartı olan oksijenin en yoğun olarak bu vakitte elde edilmesi açısından oldukça dikkat çekicidir. Ayette sabah vakti ile ilgili olarak, bu durum üzerine yemin edilmesi de konunun önemini ayrıca vurgulamaktadır. 20. yüzyılın önemli keşifleri arasında yer alan fotosentez faaliyeti, Allah’ın yukarıdaki ayetle işaret ettiği Kuran’ın bilimsel mucizelerinden biridir.

Gökleri ve yeri hak olarak yarattı. Geceyi gündüzün üstüne sarıp-örtüyor, gündüzü de gecenin üstüne sarıp örtüyor… (Zümer Suresi, 5)

Kuran’ın evreni tanıtan ayetlerinde kullanılan ifadeler oldukça dikkat çekicidir. Üstteki ayette “sarıp örter” olarak tercüme edilen Arapça kelime “yukevviru”dur. Bu kelimenin Türkçe karşılığı, “yuvarlak bir şeyin üzerine bir cisim sarmak”tır. Ayette, gecenin ve gündüzün birbirlerinin üzerlerini sarıp-örtmeleri (tekvir etmeleri) konusunda verilen bilgi, aynı zamanda Dünya’nın biçimi konusunda kesin bir bilgi içermektedir. Ancak ve ancak Dünya’nın yuvarlak olması durumunda bu ayette ifade edilen fiil gerçekleşebilir. Yani 7. yüzyılda indirilen Kuran’da Dünya’nın yuvarlak olduğuna işaret edilmiştir.

Günümüzde bile henüz tam olarak gerçekleştirilemeyen “Görüntü Nakli” bir Kuran mucizesidir. Ayette “kendi yanında kitaptan ilmi olan biri” olarak söz edilen kişi, Hz. Süleyman’a Sebe Melikesi’nin tahtını “gözünü açıp kapayana kadar”, yani çok kısa bir sürede getirebileceğini söylemektedir. Sebe Melikesi’nin tahtının getirilmesinin, günümüzde kullanılan görüntü nakline ait yüksek bir teknolojiye işaret etmesi mümkündür. Konuyla ilgili bir başka ayet ise şöyledir:

Cinlerden ifrit: “Sen daha makamından kalkmadan, ben onu sana getirebilirim, ben gerçekten buna karşı kesin olarak güvenilir bir güce sahibim.” dedi. (Neml Suresi, 39)

Modern astronomideki önemli gelişmelerden biri olan Halley kuyruklu yıldızı Kuran’ın matematiksel mucizelerinden biridir. Edmund Halley isimli bilim adamı, bu yıldızın 76 yıllık dolanım süresi olduğunu 18. yüzyılda ortaya koymuştur. Edmund Halley bu keşfi ile, kuyruklu yıldızların astronomik yörüngelerini de açıklığa kavuşturmuştur.

“Halley” ismi ile anılan bu yıldızın ismi, Kuran’da dikkat çekici bir şekilde En’am Suresi’nin 76. ayetinde geçmektedir:

Gece, üstünü örtüp bürüyünce bir yıldız görmüş ve demişti ki: “Bu benim Rabbimdir.” Fakat (yıldız) kayboluverince: “Ben kaybolup-gidenleri sevmem” demişti. (Enam Suresi, 76)

“İncire ve zeytine andolsun” (Tin Suresi, 1)

Devasa boyutlardaki ağaçlarda yetişen yaz meyvesi olan incir, bir Kuran mucizesidir. Tin Suresi’nin birinci ayetinde Allah’ın incire “andolsun” şeklinde bildirmesi, bu meyvenin faydaları açısından son derece hikmetlidir.

No comments

Sorry, the comment form is closed at this time.